2 Haziran 2016

Evimin Güncesi

Kaybolmaya başlayan meslek kalaycılık




Bir zamanların  en revaçta mesleklerinden olan kalaycılık   her geçen gün kayboluyor  bakır tencereler hepimizin evinde  muhakkak vardı ısıyı çabuk geçirdiğinden temizliğinin kolaylığından  çok kullanıldı sonraları  yerini alüminyum, cam, emaye en son çelik mutfak ürünleri aldı . bakır eşyaların  sağlıklı kullanımı için kalaylanması gerekliliği kalaycılığı  bir zanaat  haline dönüştürdü  şimdilerde ise hepsi işlerinin yok olmasından son derece mutsuz  geçenlerde hatıra olsun diye annemin sağlığında bana verdiği bakır tencere için eşim ile kalaycı arayışlarımız  sırasında edindiğim  bilgileri ve çektiğim resimleri sizlerle paylaşıp bir nebzede olsa  destek beklediklerini iletmek istedim.

34 yorum

yorum Yaz
2 Haziran 2016 15:44 sil

ben Trabzonluyum, orada halen canlı kalaycılık ve bakır eşya sanatı.

Küçük bakır eşyalara da ayrı bir bayılırım, ne iyi ettin gündeme getirmekle :-)

Yanıtla
avatar
2 Haziran 2016 20:01 sil

El sanatlarının, ve el işçiliği maalesef yok olmnın sınırın da Denk geldiğim de izliyorum ekrandan .Yeni nesillerden itibar görmediği için yok olacakları kesin herhalde müzeler de görecek bundan sonrakiler:(((
İzmir'e ilk geldiğim yıllar da (1985)sokak araların da gezerler di.Hatice annemin tepsileri vardı en son o yıllar da kalaylandı bir daha koyduysan bul:(
Aslın da bir yatırımcı çıkıp modern kaplarla onları dünyaya açsa yeniden dirilebilir.

Yanıtla
avatar
2 Haziran 2016 20:10 sil

Bakırı çok sevenlerdenim. Ama ne yazık, artık kullanımı sağlıklı gelmiyor. Çünkü eski bakır ustaları da kalmadı. Yapılan kalaylar kısa bir süre sonra çıkıyor.
Ancak dekoratif obje olarak çok seviyorum.Kahvaltıda küçük yumurta sahanları da iyi oluyor. Bakır işçiliği yaşatılmalı tabii.

Yanıtla
avatar
2 Haziran 2016 20:36 sil

Zamanla her şey nasıl da değişiyor. Yenilikler geldikçe bazı meslekler kayboluyor. Çocukluğumuzda hayatımızın parçası olan şeyleri bizim çocuklarımız bilmiyorlar. Ben çocukken kalaycı hanımlar kapı kapı dolaşırlardı. Mahallede herkes tanırdı onları. Her evden kapları toplarlardı. Uygun bir yerde tezgahını açan eşleri de kapları kalaylar, sonra da evlere dağıtırlardı. Biz de merakla izlerdik onları. Hey gidi günler hey...Sevgilerimle...

Yanıtla
avatar
2 Haziran 2016 23:05 sil

Yazdıklarının aynısını İzmir de çocukluğumuzda bizde yaşadık Betül cüm bu meslekten ekmeğini çıkaranlar için şimdilerin zor geçtiğini anlatıyor ustalar umarım arzuladıkları güzelliklere kavuşurlar herşey gölünce olsun.

Yanıtla
avatar
2 Haziran 2016 23:12 sil

Haklısın hiç birşey eskisi gibi olmasa da bende sizin gibi var olanlarında ilgili birimlerce desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum .Mutlu kalın .

Yanıtla
avatar
2 Haziran 2016 23:21 sil

Fikrin çok güzel inş olur canım bende her baktığımda annemi çocukluğumu hatırlamak için , içinde yemek yapmasamda değişik şekillerde kullanmak adına sahip olduğum tek bakır tencere için eşim ile çarşı pazar dolaşıp bulduğumuz kalaycı inş yok olmazlar .Mutlu kalın.

Yanıtla
avatar
2 Haziran 2016 23:23 sil

Teşekkür ederim maalesef buralarda da yok olma aşamasında .Esen kalın.

Yanıtla
avatar
Gezgin Kova
yazar
3 Haziran 2016 19:11 sil

Hala kullandığım tencere ve sahanlarım var ayıptır söylemesi bahçede ateş yakıp aşure de dahil olmak üzere nohut, fasülye gibi yemekleri bakır tencerede pişiriyorum. Dolayısıyla kalaycıları arada bir uğrar gösteririm kalay zamanı gelip gelmediğini biraz tedirginim bakır konusunda da. Ama her kalaycıyada güvenmemek lazımmış şöyleki kalayı az kurşunu çok kullanıyorlarmış bu da tehlikeliymiş. Güzel bir paylaşım olmuş emeğinize sağlık.

Yanıtla
avatar
4 Haziran 2016 13:36 sil

Bakır bana annennemin mutfağını,güzelim kilerini hatırlatır,o kapaklı güzel servis tabaklarını,tereklerini hep miss kokularıyla mutfağını çocukluğumun güzel tatlarını anımsatır.Yüreğinize sağlık çok güzel bir sunum.

Yanıtla
avatar
4 Haziran 2016 15:33 sil

Teşekkür ederim gecmisi ozlemle anmak bile çok başka huzur veriyor sağlıkla kalmanız dileklerimle.

Yanıtla
avatar
4 Haziran 2016 15:41 sil

Gezginim bakır tencerelerde pişen yemeklerin tadı başka oluyordu sanki zamanın ailedeki mutlu birlikteligimi yoksa sebzelerin tadimi şimdilerde kimsede olmayan hep ozlenilen bir şey var bizlerde aynı ortamı saglasakda o günkü tencere lezzeti olmuyor ben bu işi çözemedim. Mutlu kalın.

Yanıtla
avatar
Yazdan Kalan
yazar
4 Haziran 2016 20:28 sil

Bakır bakraçları çok severim, kullanırım da. Yumurta tavası, süt cezvesi hep bakırdır; pişirimi hem sağlıklı hem lezzetli oluyor.

Yanıtla
avatar
5 Haziran 2016 11:00 sil

Burcu cum bence de içinde pişen yemekler daha lezzetli oluyor hemde daha çabuk pisiyor. Selamlar.

Yanıtla
avatar
tülin
yazar
7 Haziran 2016 19:39 sil

Ben de ninemin bakır kaplarına kıyamayanlardanım.

Yanıtla
avatar
7 Haziran 2016 23:56 sil

Hepsi birer hatıra kim bilir sizin için ne kadar değerlidir.

Yanıtla
avatar
8 Haziran 2016 03:52 sil

Çocukluğumdan hatırlarım, eski mahallemizin orada bir kalaycı vardı, hep önünden geçerdik ve hayranlıkla bakardım her seferinde. Şimdilerde bakırlar aslında yeniden moda olmaya başladı, eskiye dönüş var ama yeni nesil bunları kullanırken acaba kullandıkça kalaylatmaları gerektiğini de biliyorlar mı orası meçhul :) Yorgancılar da vardı mesela hatırlar mısınız? Elde nasıl dikerlerdi, birde çalı süpürgeleri ile süpürülen evler. Ah ah nasılda geçmişe gittim biran sayenizde, ne güzel bir paylaşım olmuş. Profil tanıtımındaki izlediğim her bloğa hayranım cümlesi de beni çok etkiledi, ne kadar naifsiniz. Emeğe her anlamda saygı duyduğunuz çok belli. Ne mutlu size ve ne mutlu bana ki böyle güzel bir bloğun ev sahibesinin paylaşımlarını artık keyifle takip edeceğim. Sevgilerimle:)

Yanıtla
avatar
8 Haziran 2016 10:56 sil

Güzel kelimelerin için çok teşekkür ederim canım yok olmaya yüz tutmuş mesleklerin arasında yorgancılar iğne ile kuyu kazma misali o güzelim şekilleri yorganlara işlerlerdi buralarda bende bazen birkaç tane görüyorum geçmişi özlem ile anıyoruz.Her şey gönlünüzce olsun.

Yanıtla
avatar
Güliz GÜL
yazar
8 Haziran 2016 14:52 sil

Annemin her kabı ya bakır ya da emaye...gidip geldikçe 1-2 taşıyorum kendi evime :)) Annem ne yapcan kızım bu eskileri diye diye :)) Sevgiler

Yanıtla
avatar
8 Haziran 2016 17:17 sil

Hepsi en güzel anıları saklıyordur canım geçmişten hatıra kıymetini bileceğinden eminim paylaştığın emayeler çok güzeller.

Yanıtla
avatar
10 Haziran 2016 03:46 sil

Malesef çoğu meslek gibi kalaycılıkta modern hayatla birlikte bitti :(

Yanıtla
avatar
10 Haziran 2016 10:33 sil

Ne yazık ki öyle oldu kalanlarda tamamen yok olacak esen kalın.

Yanıtla
avatar
16 Haziran 2016 20:22 sil

Rahmetli babaannecigimle kap kacak toplayip götürürdük.

Yanıtla
avatar
17 Haziran 2016 10:59 sil

Sevgili Derya güzel yaşanmışlıklar gibi bu meslekte geçmişimiz oldu. Günümüzde çok az kaldılar.

Yanıtla
avatar
25 Haziran 2016 23:48 sil

kalay yapan bir tanıdığımız var köyde. o nasıl bir ustalıktır.. umarım bu güzel emek ürünleri anılarınızla aktarılır çevrenize.. elinize sağlık =)

Yanıtla
avatar
26 Haziran 2016 13:02 sil

Hepimizin geçmişinden bir parça bakır kapların kalaylanması buradan ekmek yiyen esnafa bir nebze faydam olsa keşke maalesef medeniyet onuda yok ediyor sevgili Duygun cum .

Yanıtla
avatar
1 Temmuz 2016 15:15 sil

aynen ne yazık ki öyle. medeniyet denilen şeyi tıpkı avrupalılar gibi eskiyi kucaklayıp koruyarak edinsek en güzeli oalcak ama bizde ne tarihe ne de emeğe saygı var...

Yanıtla
avatar
1 Temmuz 2016 18:38 sil

Sana tamamen katılıyorum canım.

Yanıtla
avatar
14 Temmuz 2016 16:47 sil

Burası hangi semt veya ilimiz acaba merak ettim ?

Yanıtla
avatar
14 Temmuz 2016 20:59 sil

Konya bakırcılar sokağı .

Yanıtla
avatar
14 Temmuz 2016 22:30 sil

Muazzam her biri İstanbulda sayılı var ama yinede olmamasından iyidir diyorum ben :) Anlatımınıza kaleminize sağlık...

Yanıtla
avatar
14 Temmuz 2016 23:36 sil

Yok olmuş sayılan mesleklerden birazcık faydalı olduysam mutlu olurum güzel yorumunuza teşekkür ederim .Mutlu kalın.

Yanıtla
avatar
10 Ağustos 2016 00:50 sil

Merhaba,
Yayınlarınız çok güzel. Dolu dolu ve sevgi dolu..
Ben yorum yazmak için bakırcılık konusunu seçtim. Geçmişten günümüze çok etkilemiştir beni. Anlatamamışlar bizlere. Ya da annelerimize yemekleriniz lezzetsiz olur reselerdi eğer, belki etkili olurdu elindeki bakır tencere ve tavaları satmazlarında veya vazgeçmezlerdi. Şimdi de seramik tavalarında sağlıksız ve kanserojen olduğu yazılmakta. İlla yaşayıp göreceğiz değil mi. Ellerinize emeğinize sağlık. Esen kalın.

Yanıtla
avatar
10 Ağustos 2016 02:35 sil

Merhaba canım zamanın şartları içinde yok olamaya başlayan mesleklerden kalaycılık , yorgancılık ve diğerleri ile sanki geçmişimizden parçalarda yok oluyor şimdiki kullanılan kaplarında kendince güzellikleri olsada dediğiniz gibi yaşayıp görecez hepsini . mutlu kalın.

Yanıtla
avatar